Mahkemeler tarafından verilen kararlar her zaman kesinleşmez. Taraflar, belirli şartların bulunması halinde verilen kararın yeniden incelenmesini talep edebilir. Türk hukuk sisteminde bu denetim mekanizmaları istinaf ve temyiz kanun yolları aracılığıyla yürütülür. Bu süreçler, olası hukuki veya maddi hataların giderilmesini ve daha adil kararların ortaya çıkmasını amaçlar.
İstinaf ve temyiz kavramları sıklıkla birbirine karıştırılsa da görevleri, inceleme kapsamları ve karar mercileri farklıdır.
İstinaf, ilk derece mahkemeleri tarafından verilen kararların Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından incelenmesini sağlayan kanun yoludur. Bu aşamada mahkeme yalnızca hukuki değerlendirme yapmakla kalmaz, gerekli durumlarda maddi vakaları ve delilleri de inceleyebilir. İstinaf incelemesinin temel amacı, ilk derece mahkemesi kararında hata bulunup bulunmadığını değerlendirmektir.
Karardan etkilenen taraf, kanunda belirtilen süre içerisinde istinaf başvurusunda bulunabilir. Başvuru, kararı veren ilk derece mahkemesine yapılır ve dosya daha sonra görevli Bölge Adliye Mahkemesine gönderilir.
Başvuruda kararın hangi yönlerden hukuka aykırı olduğu veya neden yeniden değerlendirilmesi gerektiği açık şekilde belirtilmelidir.
Bölge Adliye Mahkemesi inceleme sonunda:
Bu nedenle istinaf incelemesi yalnızca şekli bir denetim değildir; bazı durumlarda uyuşmazlığın esasına da etki edebilir.
Temyiz, belirli şartları taşıyan kararların Yargıtay tarafından hukuki yönden incelenmesini sağlayan kanun yoludur. Temyiz aşamasında esas olarak kararın hukuka uygun olup olmadığı değerlendirilir.
Yargıtay kural olarak yeniden delil toplamaz veya tanık dinlemez. İnceleme, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler üzerinden gerçekleştirilir.
Her istinaf kararı temyize konu olmaz. Kanunda belirtilen bazı kararlar kesin nitelikte olabilir. Temyiz yoluna başvurulabilmesi için kararın niteliği ve ilgili mevzuat hükümleri dikkate alınmalıdır. Bu nedenle kararın temyize açık olup olmadığının hukuki açıdan değerlendirilmesi önem taşır.
Yargıtay inceleme sonucunda:
Bozma kararı verilmesi halinde dosya çoğu zaman yeniden inceleme yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilir.
İstinaf ve temyiz aynı amaca hizmet etse de kapsamları bakımından önemli farklılıklar içerir.
| Karşılaştırma Kriteri | İstinaf | Temyiz |
|---|---|---|
| İnceleme Mercii | Bölge Adliye Mahkemesi | Yargıtay |
| İnceleme Kapsamı | Hukuki ve maddi inceleme yapılabilir | Esas olarak hukuki inceleme yapılır |
| Delillerin Değerlendirilmesi | Gerekli durumlarda mümkündür | Kural olarak yeniden değerlendirilmez |
| Karar Üzerindeki Etki | Yeni karar verilebilir | Genellikle hukuka uygunluk denetlenir |
| Dosyanın Esasına Girme | Evet | Sınırlı |
| Yargılama Hatalarının İncelenmesi | Evet | Evet |
| İlk Derece Kararına Müdahale Yetkisi | Daha geniş | Daha sınırlı |
Kanun yollarına başvururken sürelerin kaçırılmaması büyük önem taşır. Süresinde yapılmayan başvurular hak kaybına neden olabilir.
Bunun yanında başvuru dilekçelerinde hukuki gerekçelerin açık ve somut şekilde belirtilmesi gerekir. Kararın hangi yönlerden hatalı olduğu, hangi hukuki kuralların yanlış uygulandığı ve hangi hususların yeniden değerlendirilmesi gerektiği net olarak ortaya konulmalıdır.
Özellikle karmaşık hukuki uyuşmazlıklarda sürecin uzman bir avukat desteğiyle yürütülmesi, hakların korunması açısından önemli avantaj sağlayabilir.
Bu sorunun tek bir cevabı yoktur. Dosyanın kapsamı, mahkemenin iş yoğunluğu, uyuşmazlığın niteliği ve yapılacak incelemenin kapsamı süreyi etkileyebilir. Bazı dosyalar daha kısa sürede sonuçlanırken, kapsamlı inceleme gerektiren uyuşmazlıklarda süreç daha uzun sürebilir. Bu nedenle kesin bir süre vermek mümkün değildir.