Bilişim suçları, teknolojinin hayatın merkezine yerleşmesiyle birlikte en sık karşılaşılan hukuki sorunlardan biri haline geldi. Sosyal medya hesaplarının ele geçirilmesi, internet üzerinden dolandırıcılık, kişisel verilerin izinsiz paylaşılması, tehdit ve şantaj mesajları gibi pek çok eylem Türk Ceza Kanunu kapsamında suç olarak düzenlenmiştir.

Türk Ceza Kanunu’nda bilişim suçları özellikle 243, 244 ve devamı maddelerde düzenlenmiştir. Bir bilişim sistemine izinsiz girme, sistemi bozma, verileri silme ya da değiştirme gibi fiiller doğrudan suçtur. Bunun yanında internet yoluyla dolandırıcılık, hakaret, tehdit, kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi ve yayılması gibi eylemler de bilişim yoluyla işlendiğinde suç oluşturur.
Örneğin bir sosyal medya hesabınızın şifresi kırılarak ele geçirilmesi, adınıza sahte hesap açılması ya da internet üzerinden “yatırım vaadiyle” para toplanması bilişim suçları kapsamında değerlendirilir.
Bilişim suçlarında şikayet, Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılır. Kişi doğrudan adliyeye giderek savcılığa dilekçe verebilir. Bunun yanında en yakın polis merkezine ya da jandarma karakoluna da başvuru yapılabilir. Kolluk birimleri ifadeyi alır ve dosyayı savcılığa iletir.
Ayrıca Emniyet Genel Müdürlüğü’nün Siber Suçlarla Mücadele birimleri de bu tür suçlarla ilgilenir. Ancak unutulmamalıdır ki resmi soruşturma savcılık tarafından yürütülür. Bazı durumlarda e-Devlet üzerinden CİMER başvurusu yapılabilse de ceza soruşturmasının sağlıklı ilerlemesi için doğrudan savcılığa ya da kolluk birimlerine başvurmak daha etkili bir yoldur.
Bazı bilişim suçları şikayete bağlıdır, bazıları ise resen soruşturulur. Örneğin hakaret suçu genellikle şikayete bağlıdır ve mağdurun fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikayette bulunması gerekir.
Buna karşılık nitelikli dolandırıcılık gibi bazı suçlar şikayete bağlı değildir; savcılık ihbar üzerine de soruşturma başlatabilir. Bu nedenle süre kaybı yaşamamak için olay öğrenildiği anda başvuru yapılması önemlidir.
Şikayet dilekçesi karmaşık olmak zorunda değildir. Ancak bazı temel unsurlar mutlaka yer almalıdır ve bu unsurlar şöyledir:
Özellikle delil, bilişim suçlarında çok önemlidir. Ekran görüntüleri, mesaj kayıtları, banka dekontları, URL adresleri, profil linkleri gibi tüm dijital izler saklanmalıdır. Ancak ekran görüntüsünün tek başına kesin delil olmadığı unutulmamalıdır. Savcılık gerekli gördüğünde bilirkişi incelemesi yapar ve ilgili platformlardan resmi yazıyla bilgi ister.
Hesap ele geçirildiğinde ilk yapılması gereken, ilgili platform üzerinden hesap kurtarma ve güvenlik adımlarını denemektir. Ardından durum gecikmeden savcılığa bildirilmelidir. Eğer hesap üzerinden dolandırıcılık yapılmışsa, mağduriyet büyümeden resmi başvuru yapılması önemlidir. Çünkü IP tespiti ve teknik incelemeler zamanla zorlaşabilir. Savcılık, ilgili sosyal medya şirketine yazı yazarak IP ve kullanıcı bilgilerini talep eder.
Eğer internet üzerinden para gönderildi ve dolandırıldığınızı fark ettiyseniz, öncelikle bankayla hemen iletişime geçilmelidir. Ardından savcılığa suç duyurusunda bulunulmalıdır. Dekont, mesajlaşma kayıtları ve ilan bilgileri mutlaka dosyaya eklenmelidir. Savcılık banka hareketlerini inceler, hesap sahibini tespit eder ve soruşturma başlatır. Ancak özellikle “hesap kiralama” yöntemi kullanıldığında paranın gönderildiği kişi ile suçu işleyen kişi farklı olabilir. Bu nedenle teknik inceleme süreci önem taşır.
Bir kişinin fotoğraflarının, telefon numarasının veya özel yazışmalarının rızası olmadan paylaşılması Türk Ceza Kanunu’na göre suçtur. Bu durumda da savcılığa başvuru yapılmalıdır. Ayrıca içerik sosyal medya ya da internet sitesinde yayınlanıyorsa, 5651 sayılı Kanun kapsamında içerik kaldırma ve erişimin engellenmesi talep edilebilir. Sulh Ceza Hakimliği’ne başvuru yapılarak hızlı şekilde erişim engeli kararı alınabilir.
Ceza soruşturmalarında avukat tutmak zorunlu değildir. Ancak bilişim suçları teknik ve delil yönü güçlü dosyalar olduğu için hukuki destek almak sürecin sağlıklı yürütülmesini sağlar. Özellikle maddi zarar söz konusuysa, ceza davasının yanında tazminat davası açılması da gündeme gelebilir. Dolayısıyla bir avukat tutmanın önemli olduğunu belirtmek gerekir.